kıymet abla
Kıymet Abla
Şimdilerde öğretmenken öğrencilerime ;çalışmanın
okumanın
okulun
sıraların
sıralarda uyuklamanın
kantin kuyruklarının
parasızlığın
ucuz tostların
yemekhane yemeklerinin
bir öğrenci abi demenin
biz öğrenciyiz abiiiiğ ya demenin
çok kısa gelen teneffüslerin
gün aymadan başlayan derslerin
sıkıcı hocaların
uzayıp giden konuların
sınavlara çalışırken sabahlamanın
o leziz öğrenci makarnalarının
noodle ların
arkadaşlarınla küsmenin
kankinle kavga etmenin
bitmeyen ödevlerin
yapılan maketlerin
verilip meyvesinin yenilemediği emeklerin
sınıfın ortasında konu anlatırken ki delice atan kalbin
heyecandan titreyen ellerinin tahtaya yazı yazamamasının
ısrarla parmak kaldırıp da görülmemenin
hevesle bir şey anlatırken zilin çalmasının
kankalarınla ders ortasında mektuplaşmaların
en ufacık harekete saatlerce gülmenin
seçmelerde hiçbir zaman seçilememenin
seçilsen de ailenden izin koparamamanın
sınav stresinin
sınıf maçlarının
başka sınıflarla sürtüşmelerin
üst sınıftaki aşkının
cips partilerinin
sinema seanslarının
kağıttan uçakların
atılan silgilerin
birini ispiyonlamanın
okul dolmuşu beklemenin
kırtasiye alışverişlerinin
kitaplarını özenle kaplamanın
sırt çantanın
zil çalınca dışarıya fırlamanın
sıraya geçip arkadaşını gıdıklamanın
kopya çekerken yakalanmanın
nöbet tutmanın
soru çözdürmek için hocaları beklemenin
saçını bozan erkek çocuğunun
sınıf kutlamalarının
sınıf çekilişlerinin
topu kaçırıp diken çocukların
kankanla dinlediğin şarkıların
gıcık olduğun kişinin
yapmadığın ödevler üzerine yediğin azarın
gece sohbetlerinin
kantin çaylarının
.
.
.
ve daha nicesinin kıymetini mezun olunca anlayacaksınız miniklerim diyorum
düğüm düğüm olan boğazımın dolan gözlerimin önüne geçmeye çalışarak
şimdi beni anlamıyorlar ama
kızmıyorum da onlara
çünkü biliyorum vakti var
her şeyin olduğu gibi
anlayacaklar ama
mezun olunca ..........
Yorumlar
Yorum Gönder