Bilmemek Üzerine..

Bilmemek ayıp değil öğrenmemek ayıp demişler ama benim bahsedeceğim  bilmemek bilgi üzerine
değil gelecek üzerine.

İnsan yaşıyor yaşıyor da ne yaşayacağını bir türlü bilemiyor.
Ona buna danışıyor, türlü türlü yollara dalıyor da bir türlü bulamıyor cevabını aradığı soruları,
beklediğinin geleceğini, yılların ne getireceğini ya da ne götüreceğini ...

Belirsizlik ne de yoruyor...

Geleceğin geleceğinin belli  olmaması ya da yaşayacak mıyız düşüncesini atlatıp yaşayacakmış hissiyle  bu sefer yaşanacak mı bekleyişi...

Hep bir bekleyiş hep bir umut dolu yüreğimiz geleceğe dair aydınlık hayallerimiz...

Ve düşüncesinden bile ürktüğümüz tökezlemelerimiz, tökezleme kaygılarımız ...

Hepsi şu yumru kadar yüreciğimizde...

Keşke ne yaşayacağımızı birazcık olsun görebilseydik diyeceğim ama insan bu hepsini görmek ister, tamamını , birazla yetinmez
görünce de 'aman bu mudur yani çok da sıkıcı' der herhalde ...

****************************************************************

OLSUN YİNE DE BİLSEYDİ İNSAN NE İLE KARŞILAŞACAĞINI

****************************************************************
belki daha az yorulurdu
belki daha az yıpratırdı kendini
belki daha hafiflerdi omuzları
belki geceler büyük sancılar doğurmazdı yüreğinde
belki daha rahat uyurdu
belki daha güzel uyanırdı güne
belki daha bir istekle yerdi yemeğini daha bir afiyetle
belki daha bir zevk alarak giderdi işine
belki daha bir gülerdi içten içe
belki daha emin olurdu kendinden, korkmazdı korkmaktan
belki korkutmazdı artık korkutulmak
belki yıldıramazdı hiçbir şey , önünü görebilseydi, garanti verebilseydi gelecekten
belki en büyük iddialarda yenmenin sevincini yaşardı

belki gördünüz mü ben size söylemiştim derdi ağız dolusu

belki gülmelerden sonrası hep üzüntü hissinden kurtulu verirdi

belki daha nicesi...

Bu kadar belkiden sonra keşke de olduğu gibi belki de şeytandan belki...
Belki de ümit dolu bir yürekten ...
Belki de saçmalıktan öte değil söylediklerim...

Kim bilir ...

Belki de geleceğin ne getireceğini kimsenin bilmemesinden eşit durumdayız
sen ile ben
biz ile siz
hepimiz

Tabi bu sevindirmeli mi orasını ben de bilmeeeeeeem sen de bilmeeeeeen 
siz de bilmez biz de bilmez
kimse bilmez
kim bilir

Roller biçilmiş de ezberlenmesi gereken kağıtlar kaybolmuş sanki
zaman gelmiş de sahneye itilmiş ...
Perdeler açılmış bütün gözler üzerinde
içinde kusursuz olma hissiyatıyla, ne yapacağını bilememe telaşı...
Bir tökezleme, bir alkış, bir ıslık, bir kahkaha, bir gözyaşı, bir tezahurat
Kapanış zamanına kadar sahne senin.
Hem kendini üzdürmeyecek kadar bencil olacaksın hem de başkalarını üzecek kadar bencil.
Sana kurulmuş koskoca bir sahne bu : Hayat
İyi değerlendir kim bilir perdeler ne zaman kapanır ...
Kapanıştaki alkışlardan, gözyaşlarından,ağız dolusu gülmelerden de haberin olmayacak ...


İyi oyunlarınız olsun her daim...

Keyif ile ...


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bu Yazı Çömez Üniversitelilere (2)

Yeni Yıl Umutsuzluğu..

Bir Küçük Eskişehir Meselesi (1)