Bir Kadın Ağlıyordu..

Her mezun olan gencin zorunlu gündemi: Evlilik.. :) (hadi hadi itiraf edin )

Herkes size tabiri caizse birilerine yamama peşine düşmüş (elin kırk kat yabancısı bile) sanki zaman doluyormuş da görevi tamamlayamama telaşesine düşmüş gibi baştan aşağı bütün sülale, komşu, eş dost üstüne düşeni yapıyor. (Allah eksikliklerini göstermesin tabi orası ayrı)
Her gittiğiniz ortamda 'yeni mezun oldun de mi' sorusuna 'evet çok şükür mezun olduk işte ' demeye kalmadan uzun uzuuun 'hımmm' lamalar, yanındakini dürtmeler,imalı bakışmalar yandan bir gülüşmeler.. 'Ne oluyor la bunlara' demeden alamıyor insan kendini..

Falancanın oğlunun mesleğinden, kaşından gözünden, boyundan posundan, geniş omzundan(daha bundan bahseden olmadı) bahsetmeler falan derken; bizde baştan aşağı bir kızarma(morarma) havadan mıdır nedir bir fenalık gelme,mecnun dayı gibi yerin dibine gerçek anlamda girmek isteme, türlü bahanelerle ortamı terk etme, kendini eve kilitleyip misafir görmek istememe belirtileri varsa sen eşittir ben demektir :)
Annenizin telefonu çalıp da kısa bir hoşbeşten sonra konu size dönüyorsa vay ki halinize. Okulun ilk gününden beri her aradığında sakın öyle şeyler yapma e mi benim güzel kızım diyen büyükler gitmiş 'bulamamış' yakıştırmaları yapan yine büyükler ardı ardına dizilmiş. İnsan hayret ediyor doğrusu.

Anlımda mı yazıyor anlamıyorum ama yolculuk sırasında bir dinlenme tesisinde mola veriyoruz. Kadının biri lavaboya girip iyice bir süzüyor, hayırdır dercesine bende bakıyorum 'bekar mısın kızım' diyor cevap vermeye kalmadan minik kardeşim çıka geliyor.Gülerek 'Çocuğum' diyorum.(Birgün biri dalga geçtiğimi anlayacak ama hadi hayırlısı :)) Bacın var mı peki oğlum var avukat falanca yerde görev yapıyor, şu yaşında,Adanalıyız derken yarıda kesip 'yok teyze yok' diyip oradan nasıl çıktığımı bilmiyorum.
Sanki anlaşmalıymış gibi bu yazıyı yazarken izlediğim tv kanalında da ''Siz bu programı izlerken 116 kişi evleniyor'' diyor.
ŞAKA MISINIZ CİDDİ SORUYORUM :)

Gündem bu kadar evlilikken toplum da bir yandan mesaj gönderiyor sanki acele etmeyin diye.(zaten bir yere gittiğimiz de yok :))

*Yeni tanıştığım yeni evli birinin aldatılma hikayesini dinliyor, bağışlama boşanma arasında boğuşan düşünceleriyle nasıl cebelleştiğine bizzat şahit oluyorum.Yardım bekliyor ama şifayı ben nasıl vereyim ki işin yabancısıyım. İmtihanım artık ne yapayım diyip kadere boyun eğmeye hazırlanıyor. Üzülmekle kalıyorum. Hepsi bu.. Anlayacağınız iki ucu bildiğin fena bir değnek ..

*Ve dün parkta babaannem tarafından aranıp da gündemdeki mübarek konu hakkında konuşurken bankta uzun süredir oturan, bebeğini pışpışlayıp duran gencecik bir annenin ağladığını görmem bu yazıya mal oluyor..
Telefonu güç bela kapatıp anneyi biraz izliyorum ağladığını saklamaya çalışışını görünce içim burkuluyor. Rahatsız da etmek stemiyorum. Yeteri kadar rahatsızken üstelik. Aha konu belli diyorum istemsiz.Benden hariç bir kadın daha var parkta yanına yanaşıyor, sigara uzatıyor ' eşinle mi tartıştın ' diyor. İşte o zaman kadın ağladığını gizlemekten vazgeçiyor ve sigarayı alıyor. Tartıştıklarını ve eşinin evden gitmesini istediğini yani evden kovulduğunu şimdi ne yapacağını bilmediğini anlatıyor kadına. Gözünün yaşı yenice durmuşken telefonu çalıyor, başlıyor yeniden ağlamaya. Apar topar kalkıp bebeğiyle birlikte gidiyor geceye.

Of diyorum al sana hayaller hayatlar. İnstagram sayfamı dolduran onca güzel düğün nişan fotoğrafına,videosuna inat hayat beni nelerle karşılaştırıyor. Ne kadar severek evlendi belki de ne umut ederek...Bu kadar sevip bu kadar hüsrana uğramak...Aşk ile alınan kararlar verilen vaatler nefretle anılıyor.... Keşkeler sıralanıyor.. İki güldüğün aşka dört kez ağlıyorsun insanın ne de zoruna gidiyor... Sevgiye nefret faizi biniyor bakıldığında...  Ne mühim mesele şu gündem konu insanın böğrüne oturan türden...

Yanıma kalan, dilden dökülen kalpten gelen bir dua; güzel insanlarla karşılaştır Rabbim hiç pişman etmeyecek ...

(Bu yazı da güzel başlayıp kötü biten ilişki gibi oldu :))





Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Bu Yazı Çömez Üniversitelilere (2)

Yeni Yıl Umutsuzluğu..

Bir Küçük Eskişehir Meselesi (1)